Ceza hukuku; hangi fiillerin suç oluşturduğunu, bu suçlara uygulanacak yaptırımları ve yargılamanın nasıl yürütüleceğini düzenler. Maddi ceza hukukunun temel kaynağı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK), usul hukukunun temel kaynağı ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)'dur.
Ağır ceza mahkemesinin görev alanı
5235 sayılı Kanun'a göre ağır ceza mahkemeleri; kanunda ayrıca belirtilen suçlar ile on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin dava ve işlerde görevlidir. Kasten öldürme, nitelikli yağma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, cinsel saldırının nitelikli hâlleri ve örgüt suçları bu kapsamdaki başlıca suçlardandır.
Soruşturma aşaması
Soruşturma, suç şüphesinin yetkili makamlarca öğrenilmesiyle başlar ve iddianamenin kabulüne kadar devam eder. Bu aşamada şüphelinin haklarının korunması, yargılamanın sonucunu doğrudan etkileyebilir:
- Şüpheli, ifade ve sorgusundan önce susma hakkı ve müdafiden yararlanma hakkı konusunda bilgilendirilmelidir (CMK m. 147).
- Kolluk ve savcılık ifadeleri ile gözaltı süreleri kanuni sınırlar içinde kalmalıdır.
- Arama, el koyma ve iletişimin denetlenmesi gibi koruma tedbirleri kanuna uygun kararlarla uygulanmalıdır.
Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, şüpheli veya sanığın talebi aranmaksızın zorunlu müdafi görevlendirilir (CMK m. 150/3).
Tutuklama ve adli kontrol
Tutuklama, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve kanunda sayılan tutuklama nedenlerinin bulunması hâlinde başvurulabilecek bir koruma tedbiridir (CMK m. 100). Ölçülülük ilkesi gereği öncelikle adli kontrol tedbirlerinin yeterli olup olmadığı değerlendirilmelidir. Tutuklama ve adli kontrol kararlarına karşı itiraz yolu açıktır.
Kovuşturma aşaması
İddianamenin kabulüyle başlayan kovuşturma aşamasında duruşmalar, delillerin tartışılması, tanık ve bilirkişi incelemeleri ile savunmanın sunulması yer alır. Mahkemenin kararına karşı istinaf ve koşulları varsa temyiz kanun yollarına başvurulabilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB)
Sanık hakkında hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise ve kanundaki diğer koşullar gerçekleşmişse, mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir (CMK m. 231). Denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlenmezse açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve dava düşer.
Katılan (mağdur) vekilliği
Suçtan zarar gören kişi, kamu davasına katılarak delillerin toplanmasını isteyebilir, duruşmalarda haklarını kullanabilir ve kanun yollarına başvurabilir. Bazı suçlarda mağdura talebi hâlinde baro tarafından vekil görevlendirilir (CMK m. 234).

