Aile hukuku; evlilik birliğinin kurulması, yürütülmesi ve sona ermesi ile bu süreçte ortaya çıkan kişisel ve mali ilişkileri düzenleyen, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) ikinci kitabında yer alan hukuk dalıdır. Aile hukukuna ilişkin davalar, 4787 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemelerinde, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde ise bu sıfatla görev yapan asliye hukuk mahkemelerinde görülür.
Boşanma davaları
Türk hukukunda boşanma, ancak kanunda sayılan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mahkeme kararıyla gerçekleşir. TMK'da düzenlenen özel boşanma sebepleri zina (m. 161), hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (m. 162), suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (m. 163), terk (m. 164) ve akıl hastalığıdır (m. 165). Genel boşanma sebebi ise evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır (m. 166).
Anlaşmalı boşanma
Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin davasını diğerinin kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır (TMK m. 166/3). Bu durumda hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması gerekir. Protokolün eksiksiz ve uygulanabilir hazırlanması, sonradan doğabilecek uyuşmazlıkları önlemek bakımından önem taşır.
Çekişmeli boşanma
Tarafların boşanma veya sonuçları konusunda anlaşamadığı hâllerde dava çekişmeli olarak görülür. Bu davalarda kusur tespiti; maddi ve manevi tazminat, nafaka ve velayet taleplerinin değerlendirilmesinde belirleyici rol oynar. Delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmesi ve süresi içinde sunulması önemlidir.
Velayet ve kişisel ilişki
Boşanma veya ayrılık hâlinde hâkim, ana ve babanın dinlenmesi ve çocuk vesayet makamının görüşü alınarak velayeti eşlerden birine verir. Mahkemenin temel ölçütü çocuğun üstün yararıdır. Velayeti kendisine bırakılmayan ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulur. Değişen koşullar hâlinde velayetin değiştirilmesi ya da kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talep edilebilir.
Nafaka
- Tedbir nafakası: Dava süresince eşlerin ve çocukların geçimi için hükmedilir.
- Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan taraf lehine hükmedilebilir (TMK m. 175).
- İştirak nafakası: Velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılımıdır (TMK m. 182).
Nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması; tarafların mali durumundaki değişiklikler ve hakkaniyet ölçütleri çerçevesinde ayrı bir davayla talep edilebilir.
Mal rejimi ve mal paylaşımı
1 Ocak 2002 tarihinden itibaren, eşler aksini sözleşmeyle kararlaştırmadıkça edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır (TMK m. 202, 218 vd.). Bu rejimde evlilik süresince edinilen mallar, mal rejiminin sona ermesiyle birlikte kanundaki esaslara göre tasfiye edilir. Katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı talepleri; malların edinilme tarihi ve kaynağı dikkate alınarak ayrıntılı bir hesaplamayı gerektirir.
Koruma tedbirleri
Şiddet veya şiddet tehlikesi altında bulunan kişiler için 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararları talep edilebilir. Bu tedbirler, hâkim tarafından gecikmeksizin değerlendirilir.
Diğer aile hukuku uyuşmazlıkları
- Soybağının reddi ve babalık davaları
- Evlat edinme işlemleri
- Vesayet ve kısıtlama davaları
- Yabancı mahkemelerden alınan boşanma kararlarının tanınması ve tenfizi

